9 dakikalık okuma

İş Hayatında Daha Başarılı Olmanızı Sağlayacak 22 Öneri

İş hayatında başarılı olmak hepimizin isteği. O kadar zaman ve mesai harcıyoruz başarı ile taçlandırmakta iş hayatını daha keyifli hale getirebilir. Tabi zaman zaman başarısız olabiliyoruz, bunlardan ders çıkartıp yola devam etmek lazım. Bu konuyu da ayrı bir blog yazısına saklayayım.

çalışma ofisleri

Efendim, hızlıca konuya gireyim. Uzun zaman  önce okuyup bitirdiğim bir kitaptan çıkardığım notları Evernote’a atmıştım. Geçen gün Evernote’u karıştırırken bu notları neden blog’ta da paylaşmıyorum dedim. Kitabın adı; “CEO gibi düşünmek: Zirvede Olmak İçin 22 Altın Kural” Dünya’nın en saygın CEO’larının da katkılarıyla oluşturulan bu kitaptan çok güzel çıkarımlar yaptım ve bizzat uyguluyorum uzun zamandır. Notlar biraz uzun, o yüzden pocket’a atıp (pocket nedir?) metro’da ya da boş zamanında tamamını okumanı öneririm. Zira ben de bu tarz uzun yazıları pocket’a atıp mobilden tüketmeyi seviyorum. Henüz denemediysen bu yazı ile başla derim.

Notları nasıl oluşturdum?

Kitabı okurken çok hoşuma giden yerleri Evernote’a atıp arşivledim, sizlere de sadece bunları aktaracağım. Bu sayede kitabı okumuş kadar olacaksınız. Ohh kebap!

Bu yazıyı okumak ortalama kaç dakikanı alır?

Ortalama 9 dakikanı alacak. Naptın ilyas 15sn instagram videosuna zor dayanıyoruz biz, 9 dk kim okur bunu? Sen de böyle düşünmüyorsun değil mi? Yukarda da bahsettiğim gibi pocket ya da benzeri uygulama kullanıyorsan oraya atıp fırsatın oldukça okuman. Daha kolay ve hızlı okumak için madde madde ve başlıklar halinde toparladım. Haydi başlayalım.

4 dakikalık okuma

Obama Seçim Kampanyasında Nasıl $60 Milyon Topladı?

2015 hedeflerimden biri olan, uzun zamandır üzerinde çalıştığım Optimizely’nin sertifikasını da aldım. Artık resmi olarak Optimizely profesyoneliyim diyebiliriz :) Bu yazıda Optimizely’nin ne işe yaradığından, Obama ile ne ilgisi olduğundan ve sertifikasının nasıl alınacağından bahsedeceğim.

ilyas teker optimizely certification

Çoğu kişi Optimizely adını belki de Obama’nın seçim kampanyasındaki başarısıyla duydu. Ya da o dönemden sonra yaygınlaştı da diyebiliriz. 2008’de Obama seçim kampanyasının Analytics ekibinin direktörü olan Dan Siroker (Optimizely’nin co-founder ve CEO’su) o dönem yıllar sonra da konuşulacak harika bir iş çıkardı. Obama’nın seçim kampanyaları için kullandıkları sayfaları, mail şablonlarını kısaca her şeyi Optimizely ile test ederek en iyi dönüşüm getiren şablonlarla seçim kampanyası için para toplamaya devam ettiler. İşler o kadar iyi gitti ki kampanya sonunda tam $60 Milyon para toplandı. Tüm kampanya toplamı tabi ki çok daha fazla. Burada kuşkusuz en büyük başarı tüm kampanyanın dijital strateji üzerine oturtulması ve her şeyin optimize edilmesiydi. Optimizely’nin kısaca bilinirliğini arttırdığı en önemli şey bu oldu desek yanılmayız. Seçim kampanyasıyla ilgili daha detaylı bilgiyi ve neler yapıldığını Optimizely blogunda bulabilirsiniz. Ayrıca Obama’nın case study’si hakkında detaylı bilgi de mevcut. Gelin şimdi Optimizely hakkında daha fazla bilgi edinelim.

1 dakikalık okuma

Apple Store Türkiye’den Sipariş Verirken 2 Kez Düşünün

Evet maalesef öyle. Başımdan geçen saçma sapan bir olayı sizinle de paylaşmak istiyorum. Geçen Cuma günü (1 Kasım 2013) iPhone 5S 32 GB için Türkiye Apple Store‘dan sipariş verdim. Ödemeyi de havale indiriminden yararlanmak için banka havalesi yöntemiyle yapmayı tercih ettim. Alacaklarımı sepete ekledim satın almayı gerçekleştirdim. Buraya kadar her şey güzel. Daha sonra maile havale yapacağım banka bilgileri ve Worldpay numarası geldi. Ben de Garanti üzerinden EFT yaptım.

apple-siparis-sonuc

Asıl olaylar şimdi başlıyor.

1 dakikalık okuma

Coğrafi site haritaları oluşturma

Birden çok dil desteği olan ya da farklı ülkelerde farklı content içeren siteleriniz varsa bu sitelerin sitemap’leri de o ülkeye göre değişkenlik gösterebilir. Bu durumda Google’ın site sahiplerine sunduğu coğrafi site haritaları bu sorunu çözüyor.

Normal sitemap’te olduğu gibi çok fazla sitemap dosyanız varsa bu format içinde sitemap index hazırlayabilirsiniz.

Blog’a çok az yazdığımı fark ettim. Bundan sonra önemli gördüğüm tips & tricks yazılarına daha fazla önem vereceğim.

1 dakikalık okuma

Google artık SVG dökümanlarını tarayabiliyor

Görsel alandaki satın alımlarla son zamanlarda kendisinden sıkça bahsettiren Google, bugün duyurduğu yeni özelliği SVG (scalable vector graphics / ölçeklenebilir vektörel grafikler) dökümanlarını tarama seçeneğiyle artık vektörel sitelerde ki görselleride indexleyip arama sonuçlarına yansıtabiliyor. XML işaretleme dili kullanılarak iki boyutlu vektörel grafik tanımlamakta kullanılan SVG sayesinde vektör ihtiyaçlarımızı artık daha kolay karşılayabileceğiz.

SVG, gerek sabit, gerekse hareketli (animasyon, hem tanımlama hem de betikleme yoluyla) grafik desteği mevcut olup, kullanıcı etkileşim desteği de barındırır. SVG, W3C Konsorsiyumu (World Wide Web Consortium) tarafından kullanımı tavsiye edilen bir dosya biçimidir.

1 dakikalık okuma

Google webmaster tools’taki yeni özellik

Bildiğiniz üzere Google Webmaster Tools paneli üzerinden sitelerimiz hakkında detaylı bilgiler alabiliyoruz. Site haritalarından, ilgili anahtar kelimelerdeki gösterim/tıklama oranlarına, sitenin açılması süresinden, indexlenme oranlarına kadar pek çok konuda bize yardımcı oluyor. Paneli dolaşırken fark ettiğim bir yeniliği sizinlede paylaşmak istedim.

Sitemap dosyamızı panele eklediğimizde karşımıza “URLs submitted” ve “URLs in web index” olmak üzere 2 başlık çıkmaktadır. Bunlardan URLs submitted sitemap dosyamızda geçerli olan URL sayısı demektir. URLs in web index ise eklenilen sitemaplerin içerisindeki URL’lerden kaçının Google tarafından dizine eklenildiğini göstermektedir.

1 dakikalık okuma

3 ayakla tepeye tırmanıp, 4 ayakla aşağı inen şey nedir?

New York’tan Los Angeles’e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın aptal görünüşlü bir hanım yanyana oturuyorlarmış. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hosça vakit geçirmek için bir oyun teklif etmiş. Kabul görünce oyunu anlatmaya başlamış:

– Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim demiş ve ilk soruyu sormuş:

– Ay ile dünya arasindaki uzaklık ne kadardır?

Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.

Soru sorma sırası sarışına gelmiş:

– 3 ayakla tepeye tırmanıp, 4 ayakla aşağı inen şey nedir?

Adam dakikalarca düşünmüş… Düşünmüş.. Düşünmüş.. Yanıtı bulamamış… Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:

– Cevap ne?

Kadın tek kelime etmeden cantasını acmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış…

2 dakikalık okuma

Para kazanmak sadece çalışma ve hırsla olmaz, zeka da gerektirir

New York’ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü. Adam, çok acele bir is için Avrupa’ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra. “Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok” dedi ve ekledi: Fakat bir konuyu belirtmeliyiz. Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız”. Adam cebinden Rolls Royce’un anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı: “Çok acelem var, uçağa yetişeceğim.” dedi. “kapıdaki Rolls Royce’ umu teminat olarak alabilirsiniz”.

Kredi işlemleri çok hızlı bir bicimde tamamlandı. Banka Rolls Royce otomobili bankanın garajına çektiler, adama da beş bin dolar krediyi verdiler. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir is adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrendi. Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun anaparası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz bucuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemediği merakının dürtüsüyle sordu: “Sizin, çok büyük bir is adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim” dedi. “Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?” Adam hafifçe gülümsedi: “Siz de bana lütfen söyler misiniz?” dedi. “Böyle lüks bir otomobili, New York’ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz bucuk dolara bırakabilirsiniz?

Eski yazılar