2 dakikalık okuma

Yalnızlığa Alışmalı..

Bavulları hep toplu durmalı insanın…
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı…
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vaz geçmeli…
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı…
Yalnızlığa alışmalı…
Çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti.
Dayanışma… günümüz borsasının değer kaybeden hisse senet lerinden biri artık…
Bireyin keşif çağı, geride kı rık dökük yalnızlıklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil; zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.
İşte o yüzden alışmalı yalnız lığa…
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan…
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı…
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşı lan gecelerde başım dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli…
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı…
Romanlardan yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına…
“Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşmılsa yalnızlık olmaz” dizeleriyle başlamalı güne…
Telesekretere “şu anda size cevap verebilecek kim se yok” denmeli, “… belki de hiçbir zaman olmaya cak…”
Cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı…
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı… Susmanın utancı öldürür.
O yüzden en sessiz gecelerde ”doğruydu, yaptım”la teselli bulmalı insan…
Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı… Kendiyle he saplaşmaya çalışmalı…
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır ol malı…
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur, ama hep kalıp savaşacakmış kadar gözüpek olabilmeli…
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli…
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan…
Yollarla barışmalı…
Yalnızlığa alışmalı…
Can Dündar
2 dakikalık okuma

Bayramda bitiyor… Sırada ki?

11 ayın sultanı Ramazan‘ı geride bıraktık. Bayram geldi geçiyor. Ne bu hız yahu. Hep söylenir “nerede o eski bayramlar” diye ama sanırım gerçek şu ki gelişen ve hızla değişen dünyanın etkileri hayatımızı bazen olumlu bazen olumsuz etkileyebiliyor. Bu bayramda aileden uzak olmak içimde küçük bir hüzün oluştursa da yine de güzel şeyler düşünmeye çalışıyorum.

Nette ki gelişmeleri biraz ihmal ettim sanırım. Okunmamış RSS bağlantılarına baktım da az önce yaklasık 600 tane okunmamıs yazı beni bekliyor :) Hazır bayram tatilindeyken şu okunmamış yazılara da göz gezdirip önemli bağlantıları sizlerle de paylaşmayı düşünüyorum.

Havalarla ilgili bir kaç cümle yazmadan geçemeyeceğim. 1 hafta öncesine kadar t-shirt ile dolaşıyordum şimdi kazakları çıkardım dolaptan. Soğuğu fazla sevmiyorum, belki de sıcak kanlı olduğumdandır :)

Mutlaka göz atmanız gereken bir kaç bağlantı vermek istiyorum..

Ortaya karışık linkler (24-29 eylül)

Yeni yazılar