Empatik.net & Staj Okulu için verdiğim SEO seminerim
Empatik.net & Staj Okulu iş birliğiyle düzenlenen seminerler dizisinde bende küçük bir katkı sağlama fırsatı yakaladım ve seminere katılan arkadaşlara SEO (search engine optimization) anlattım. Çok detaylara girmeden SEO nedir, bir siteye SEO nasıl uygulanır, SEO yöntemlerini kullanarak, sitelere yüksek ziyaretçiler çekmek için yapılması gereken temel uygulamalardan bahsettim.

Seminerde bahsettiğim konulara kısaca değinmek istiyorum…
Etkileşimli aynayı kullandınız mı?
Gün gelecek bu aynalardan tüm evlerde olacak desem abartmış olmam sanırım. Çok hoş ve kullanışlı görünüyor değil mi?
Kıskandım bak evim olsun ilk işim bu aynalardan bir tane almak olacak..
Google İçerik Ağı webinarına davetlisiniz!
Google online seminerlerine devam ediyor. Bu sefer konumuz içerik ağı. Gerçekten önemli ve bir o kadar da hassas bir konu aslında. Çünkü bir çok sitenin temeli bu olgu üzerine kurulu. Zengin bir içerik ağıyla bağlantılı olarak adwords reklamlarının gösterimlerinde ki inceliklerini öğreneceğiniz bu seminerde.

“Google İçerik Ağı, AdWords reklamlarını göstermek üzere Google ile ortak çalışan yüz binlerce kaliteli web sitesini, haber sayfalarını ve blog’ları kapsayan satış ve pazarlama faaliyetlerinizi o siteleri her gün ziyaret eden hedef kitlelerinize çok daha kolay ulaşabileceğiniz bir ağdır. AdWords ile daha geniş kitleleri hedeflemek ve Google İçerik Ağı’yla genişletebileceğiniz reklam hedeflerinizi tartışmak için bu webinar’ı kaçırmayın!
İnternet üzerinden canlı olarak sunacağımız bu eğitimde Google İçerik Ağı’yla:
* Daha fazla müşteriye nasıl ulaşabileceğinizi,
* Bir reklam kampanyasını nasıl yaratabileceğinizi,
* Bu ağ ile birlikte kullanabileceğiniz araçların kampanyalarınızı nasıl iyileştireceğini öğreneceksiniz.Ayrıca webinarımızın sonunda, sorularınızı da interaktif olarak cevaplayacağız.”
diyor Google. Dilerseniz seminer tarihine ve kayıt için neler gerekiyor onlara bakalım…
Microsoft Türkiye ofisinde güvenlik konferansındaydım
Bugün Microsoft Türkiye ofisinde istsec ‘in düzenlediği istanbul güvenlik konferansındaydım. Yalnız değildim tabi ki. Yüz yüze görüşme fırsatı yakaladığım Bünyamin ‘de benimleydi. Güzel, farklı ve bol bilgi dolu bir gün geçirdim. Seminerde hangi konular üzerinde durduk bunları yazımın ilerleyen dakikalarında detaylı olarak sizlerle paylaşacağım.

Seminere geçmeden önce Microsoft ‘un ofisinde dikkatimi çeken bir kaç noktayı sizinle de paylaşmak istiyorum. Orada çalışan hocalarım ve arkadaşlarımında dediği gibi güvenliğin gerçekten üst düzeyde olduğunu gördüm. Girişte ki verdikleri kartla asansörde bile her kata çıkamadık. Çünkü kartımız ziyaretçi kartı olduğu için bazı katlara erişmeye hakkımız yoktu. (kendimi ezik gibi hissettiğim an budur işte : ) İşin daha da ilginç kısmı teras katına çıktığımızda balkona çıkmak için kapının yanında ki exit butonuna basmak gerektiğini fark ettik ama beni daha da şaşırtan balkondan tekrar binaya girerken kapının kart göstermeden açılmaması. Sanırım binaya dışardan birisi girmesin diye alınmış bir güvenlik önlemi. Taktir ettim doğrusu.
Lafı uzatmadan seminer ile ilgili size de faydalı olacak bir kaç not düşmek istiyorum..
Deviasyon ameliyatı oluyorum
Bugün randevu aldım. 16 haziran ‘da deviasyon ameliyatı oluyorum. Deviasyon ameliyatı nedir diye sorarsanız
Deviasyon; burun boşluğunu ikiye ayıran ve kemik ile kıkırdaktan oluşan bölmenin bir tarafa ya da bazen her iki tarafa doğru eğilmesi olarak tanımlanıyor. Bu sorun, buruna gelen darbelerle ya da yüz kemiklerinin gelişmesi sırasında kemiklerin birbiriyle orantısız büyümesi sonucu oluşuyor. Avrupa’da yapılan araştırmalara göre, her 100 kişiden 80′inde deviasyon görülüyor. Burun deviasyonunun en fazla oluşturduğu şikayet ise burun tıkanıklğı. Tıkanıklık geceleri daha fazla hissediliyor.
diyor guzelrehber.com

Ben daha çok nefes darlığı ve sağlıklı nefes alamadığımı hissettiğim için muayeneye gitmiştim. Doktor ameliyat deyince kaçınılmaz olduğunu fark ettim ve ameliyat olmaya karar verdim. Bilinçli bir hasta olarak ameliyat öncesinde ve sonrasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini araştırdım. Dilerseniz bu konuda sizleride bilgilendireyim..
Bebek yapıyor olsak!
Bir arkadaşımın bana ulaştırdığı güzel bir yazıyı paylaşmak istedim.
Ortada bir bebek vardır ve üretilmesi gerekiyordur. ..
9 kadının, 1 bebegi 1 ayda doğurabilecegini söyleyen kişiye PROJE MÜDÜRÜ denir.
1 kadının, 1 ayda, 9 bebek doğurabilecegini söyleyen kişiye PLANLAMA MÜDÜRÜ denir.
1 bebegin, 18 ayda ancak doğacagını söyleyen kişiye YAZILIMCI denir.
Dünyada hiç kadın ve erkek kalmasa o bebegin kendini doğurabilecegini söyleyen kişiye PAZARLAMA MÜDÜRÜ denir.
1 kadından, 1 bebeği, 1 ayda doğurmasını bekleyen kişiye GENEL MÜDÜR denir.
1 ayda,dokuz doğuran kişiye TASARIMCI veya METİN YAZARI denir.
Bebek falan istemediğini söyleyen kişiye ise MÜŞTERİ denir.
bilmiyorum sadece bana mı oluyor
bilmiyorum sadece bana mı oluyor bu yoksa zaman zaman herkese olan birşey mi.. herşey aynı.. değişen sadece zaman.. sıkılıyorum, bunalıyorum, nefes alamıyorum ama değişen hiç birşey olmuyor.. herşey eskisi gibi halen.. birşeyleri düzene koymak için çabalıyorum ama olmuyor bi noktadan sonra gücüm bitiyor.. bazen bana destek olacak insanlar arıyorum yanımda ama gerektiğinde onları bulamıyorum.. ben bu durumdan sıkıldım.. sahip olduğum değerlerin kıymetini mi bilmiyorum yoksa.. sorun mu bu yani.. nedir yani sorun ne.. neden böyle bir ruh hali içindeyim.. neden.. sürekli devam edecek mi bu.. ne yapmam gerekiyor.. hayat dedikleri olgu mu bu mu yoksa.. bilmiyorum.. kafam çok karışık.. eksik olan birşeyler var.. bazen herşeyi bırakıp hiçbirşey yapmamak istiyorum.. günlerce, aylarca, yıllarca uyumak istiyorum.. öylece bi köşeye çekilip insanlardan uzak kendimle baş başa kalmak istiyorum.. sadece kendimi dinlemek istiyorum.. hayal etmek istiyorum.. onlarca hayal.. iyi kötü ne varsa.. hayatımda farklı tatlar istiyorum.. monoton bir hayatın bir parçası olmak istemiyorum.. boğuldum iyice.. bunları neden yazıyorum bilmiyorum ama yazdıkça rahatladığımı fark ettiğim için yazıyorum sanırım.. nasıl bir ruh hali içindeyim ben.. herşeyin giderek daha kötü olacağını düşündükçe alt üst oluyorum.. gelecekle ilgili kaygılar.. sorunlar.. mutsuzluk.. üzüntü.. ve son…











Son Yorumlar