Cuma günü sinemadaydım. Sayfalarını büyük bir heyecanla çevirdiğim melekler ve şeytanlar (angels & demons) kitabının sinemaya uyarlanmış hali gösterimdeydi. Da vinci şifresi (the da vinci code) ‘nin de yazarı olan Dan Brown ‘un eserinden sinemaya uyarlanan bu ikinci filmi izlemeye değer gerçekten. Sürükleyici bir konu, esrarengiz ve tarihi olaylar, komplo teorilerini sevenlerin daha çok hoşlanacağı bir film: Melekler ve şeytanlar.

Melekler ve şeytanlar

Da vinci şifresinde de yaşadığım o hayal kırıklığını melekler ve şeytanlar filminde de yaşadım. Neden bilmiyorum kitaptan sinemaya uyarlanan filmler kitapta ki o tadı vermiyor. Belki de sinema süresinin kısıtlı olması, mekan ve oyuncu seçimleri bu unsuru etkiliyordur. Özellikle filmin sonunda ki vay canına adam çok kurnazmış dediğiniz sahneleri kitapta okurken sayfaları nasıl çevirdiğinizi bile anlamıyorsunuz. Ama sinema da bir eksikliğin olduğunu fark ediyorsunuz. Diyeceğim şu ki; kitaptan sinemaya uyarlanan filmlerin kitabı okurken verdiği o heyecan ve tad tam anlamıyla yok.

Olaya birde şu açıdan bakmak gerekirse; kitabı okuyan kişi karakterleri, mekanı ve olayları kendi kafasında canlandırıyor ama sinema da öyle bir durum yok. Herşey sizin için yapılmış zaten. Karakterler hazır mekan hazır olaylar hazır. Sanırım o ince çizgi burada ayrılıyor.

Dan Brown ‘un severek okuduğum diğer kitabı dijital kale ‘nin de sinemaya uyarlansı için gerekli izinlerin alınmaya başlandığı haberini de vereyim size buradan =)

About ilyas teker

Ilyas, 9+ yıldır online marketing alanında çalışıyor. Dünya genelinde 46 ülkede 82 ofisi olan dijital pazarlama ajansı iProspect’in Chicago ofisinde SEO Direktörü olarak çalıştı. Coca-Cola, adidas, Sony gibi 150’den fazla markaya Türkiye, Avrupa ve Amerika’da SEO danışmanlığı verdi.

Dijital pazarlama ile ilgili seminerlerin yanında İlyas, popüler bir çok pazarlama dergisi ve web sitesinde makaleler yazıyor ve Fortune 500 şirketlerinin SEO departmanlarına destek oluyor. Ayrıca DeepCrawl şirketinin danışman kurulunda yer alıyor.