İnternetin keşfinden sonra, dünya da en çabuk gelişim gösteren yine şüphesiz internet olmuştur. Neden çünkü insanoğlu her geçen gün internet’in ne kadar büyük bir mucize olduğunun farkına vardıkça bu nimeti insanlık adına nasıl daha faydalı kullanabiliriz diye düşündüler. Herkes faydalı olacak şekilde katkıda bulunmasa da yine bir şekilde bugün ki halini aldı internet.

Geçmişte internet

Biraz geçmişe gidecek olursak ilk zaman ki internet kavramı daha çok kullanıcıların pek sık kullanmadığı, sadece gerektiğinde işlerini görüp bir kenara bırakabildiği bir boyuttaydı. Yıllar geçtikçe internetin de insanlar üzerinde ki etkisi artmaya başladı. İnternet sadece bir araç olarak değil hayatın bir parçası olma yolunda hızla ilerledi.

Bugünün interneti

İnternetin bugün ki geldiği yere bakacak olursak; çok rahat bir şekilde dünya’nın öbür ucunda ki biriyle rahatça iletişime geçip sesli/görüntülü konuşabilir, evimizde otururken “hanım bana büyük boy bir pizza siparişi verir misin?” diye hanıma söyleyip internetten pizza siparişinin verilmesi, bir oda dolusu ansiklopedi arasında ulaşmaya çalıştığımız bilgiyi aramak yerine bunlara çok daha kısa sürede ulaşabileceğimiz, sosyalleşme adına hayatınızda ki insanlarla sürekli iletişim halinde olabileceğiniz platformların oluşması, sadece il ve sokak bilgilerini bildiğiniz bir yerin tam adresini kolayca bulabileceğiniz amacına uygun kullanıldığında inanılmaz artıları olan bir hale geldi internet.

Herkesin dilinde bir web 2.0 dır gidiyor. Nedir bu web 2.0 dedikleri şey?

Yazıma devam ederken internetin web 3.0 boyutuna geçmeden önce web 2.0 hakkında biraz konuşmak istiyorum. Halk arasında web 2.0 olarak isimlendirilen şey aslında biziz. “Nasıl yani biziz?” diyebilirsiniz. Şöyle ki; web 2.0 mantığı yerleşmeye başladıktan sonra internet siteleri sadece tek taraflı değil kullanıcıların da rahatça içerik girip (resim, video, yazı vb), görüş ve fikirlerini paylaşabildiği, sosyalleşme adına bir çok eylemi gerçekleştirdiği bir hal içine girdi. Örnek vermek gerekirse ilk web 2.0 uygulamalarının başında flickr, myspace, youtube,facebook, wikiPedia, digg, delicious, meebo geliyor. Web 2.0 sadece internetin bir kırılma noktası oldu ama bu kırılma noktaları bitmedi tabi ki.

Eee web 3.0 ne peki?

Web 3.0 kavramı web 2.0 kavramının iyice anlaşıldığı şu zamanlarda halk arasında konuşulmaya başlanmış yeni bir oluşum. Aslında yeni bir oluşum dememiz ne kadar doğru bilmiyorum ama bildiğim birşey var gün geçtikçe interneti insan gibi düşünebilen, yapay zekası olan bir canlı haline getirmeye çalıştıkları. Daha anlaşılır olması için somut bir kaç örnek vermek istiyorum.

İşte web 3.0 olarak adlandırabileceğimiz bir kaç örnek:

– Arama motorlarına “başım ağırıyor ne yapmalıyım?” diye sorduğumuzda,  bir insanın bize cevap verdiği şekilde cevap verecek olması. En güzel örnek: Aspirin içebilirsiniz ilyas bey demesi :)

– Herhangi bir kafeterya da çay içerken o kafetarya içerisinde facebook arkadaşlık listenizde bulunan kişilerden birilerinin olup olmadığını size o an söylebilmesi.

– Tam olarak web tabanlı olmasada yine bu kategori içerisine alabileceğimiz navigasyon sistemleri. Mesela el bilgisayarınızdan şuan nerede olduğunuzu, gitmek istediğiniz yere nasıl daha kestirme yoldan giderim diye sorduğunuzda size anında cevap verebilecek olması olayın ayrı bir web 3.0 boyutu.

MSN de bir arkadaşınızla konuşurken konusu geçen herhangi bir nesne’yi merak ettiğinizde o an size msn den bir pencere açılması ve merak ettiğiniz şeyin ne olduğunu, nereden ve nasıl satın alabileceğinizi söylemesi.

E-ticaret alanına bakacak olursak e-ticaret sitelerinin daha ileriye giderek kullanıcıları daha iyi tanıma adına onlara yapay bir karakter olusturarak kullanıcının herhangi bir elbise satın almayı istemesinden sonra daha önce ki yaptığınız alışverişlerden sizin hangi rengi daha çok sevdiğinizi, hangi model ayakkabı yada ne tür pantolan giyebileceğinizi düşünerek size oluşturmuş olduğu yapay karakter üzerinde denemesi.

Bunun sonu yok mu?

Bu soruya cevap vermek kolay. Evet sonu yok. Çünkü internet her geçen gün gelişmeye, insanlık adına daha faydalı olacak şekilde büyümeye devam edecektir. Kimbilir herşey belki bir gün, başımı yastığa koyduğumda hayal ettiğim gibi olacaktır…

About ilyas teker

Ilyas, 9+ yıldır online marketing alanında çalışıyor. Dünya genelinde 46 ülkede 82 ofisi olan dijital pazarlama ajansı iProspect’in Chicago ofisinde SEO Direktörü olarak çalıştı. Coca-Cola, adidas, Sony gibi 150’den fazla markaya Türkiye, Avrupa ve Amerika’da SEO danışmanlığı verdi.

Dijital pazarlama ile ilgili seminerlerin yanında İlyas, popüler bir çok pazarlama dergisi ve web sitesinde makaleler yazıyor ve Fortune 500 şirketlerinin SEO departmanlarına destek oluyor. Ayrıca DeepCrawl şirketinin danışman kurulunda yer alıyor.