1 dakikalık okuma

Yalnızlığını ne kadar gizleyebilirsin?

Abimin sevecen mi sevecen, akıllı mı akıllı büyüyünce büyük işlere imza atacağına inandığım ufak bir oğlu var: Batuhan (13). Onunla zaman geçirmeyi çok seviyorum. Neden bilmiyorum etrafı gözlemlerken bana sorduğu sorular tam istediğim kıvamda oluyor her defasında. Binbir incelikle sorduğu o sorulara bende binbir kurnazlıkla cevaplar veriyorum ki işte o anlar ikimizinde inanılmaz mutlu olduğu anlar oluyor.

Bugün fırsatını bulup onunla sinemaya gittik. Sosyal medya’da adından sıkça söz ettiren benimde beğendiğim bir filmdi: Büşra. Gerek oyuncuları gerekse filmin konusu ayrı bir haz vermişti bana. Klasikleşmiş senaryolar, hep aynı kurgu üzerine kurulu filmlerden sıkıldığım için belkide.

Fiyaskoya dönüşen türban defilelerinden, gençlerin çılgınca eğlendiği maskeli balolara, ara sokaklardan mahalle kavgalarına kadar İstanbul’un en güzel ve en kirli yerlerinin varolduğu, sevginin, baskının ve en önemlisi yalnızlığın sorgulandığı bir dram Büşra. Türkiye’nin ve Türklerin birbirlerini kırmaya ve birbirlerinden uzaklaşmaya meyilli olduğu bir dönemde, en insancıl ve doğal duyguların imkansız mücadelesi bir bakıma. Sonunda ortaya çıkan kaçınılmaz trajedi ise, yaşadıkları toplumun en üzücü gerçeğini onlara mutlak bir biçimde anlatacak: Hoşgörü olmayan toplumlarda, insanlar yalnızlığa mahkumdur.

1 dakikalık okuma

Seni hiç unutmayacağım ‘Enverim’

10 Mart gecesi 12.32 ‘de aldım beynimin içinde hayır olamaz diye yükselen çığlıklara neden olan ölüm haberini. İçime inananılmaz bir acı düştü.. Yıkıldım.. Parçalandım.. 23 senedir aldığım hiçbir ölüm haberi beni bu kadar ağlatmamıştı. Oysa hep bir umutla yattığın o yataktan kalkacağın günü bekliyordum. Aldığım her güzel haberde Allah’ım seni bize bağışlayacak diye düşünüyordum. Hep bu umutla yapıyordum dualarımı.

Mahalle arkadaşım, biricik dostum, kardeşim olarak görürdüm hep seni. Lise yıllarında hava kararana kadar evimizin önünde top oynadığımız günler geliyor aklıma çıldırıyorum. İçimde hep bi ses bu kadar erken olmamalıydı, o daha çok gençti diye haykırıyor ama Yüce Yaradanın taktiri ilahisi diyerek kendimi kandırıyorum belkide.

Arkanda seni seven onlarca insanı göz yaşları içinde bıraktın. Belkide ben bunları yazarken sen bana bakıp gülüyorsundur. Ne yapacaktım sıkıntısı, derdi bitmeyen şu yalan dünyada diye. Allah sevdiği kullarını erkenden yanına alırmış. Sende Allah’ın sevdiği kulusun Enverim, sende Allah’ın sevdiği kulusun.. Ama şunu hiç unutma nefes alıp-verdiğim sürece ilyas kardeşin seni hiç unutmayacak. Hep kalbimin bi köşesinde benimle birlikte yaşayacaksın. Mekanın CENNET olsun kardeşim……